İşinden ayrılışının yedinci ayında Joseph günlüğüne merhaba diyor ve işte bu şekilde, 2.Dünya Savaşı sırasında, evinde - çoğunlukla odasında-, sınırsız addettiği özgürlüğünü nasıl değerlendireceğini bilemeyen bir adamın var oluş ironisine tüm dikizsever benlikleri ortak ediyor.
Joseph, sınırsız özgürlüğün tutsaklık olabileceğini yazarken öte yandan da sinizme göz kırpıyor sanki. Belli bir düzenin getirdiği disipline uymayı "yaşasın düzen, disiplin !" haykırışıyla dillendirmekle kalmıyor; kendi sorumluluğunun başkalarının elinde oluşundan duyduğu ferahlığı da çekinmeden ifade edebiliyor.
Peki özgürlüğe sınırsızlık atfedemediğimiz için mi daha fazlası için peşinden koşuyoruz?
"Hemen hemen tüm yaşamını geçirdiği bir kentte kişinin asla yalnızlığı düşünülemez; yine de ben
tam anlamıyla bu durumdayım."
6
"Çevrem hareketlendikçe daha da ağırlaştığımı farketmeye başladım ve yalnızlığımın, çevremin gürültü patırtısıyla çılgınlığına karşı aynı oranda arttığını..."
9
"...Bir İngiliz öyküsü meşhurdur: 'Her gün giyinip soyunmak zorunda olmadığı için kendini astığı anlatılır.' "
16
"Aradığımız dünyalar, asla gördüklerimiz olmamıştır; ne de pazarlığını yaptığımız dünyalar satın aldıklarımız."
24
"...Bir anlamda, her şey iyidir; çünkü vardır. Ya da iyi olsun, kötü olsun, vardır. Tanımı olanaksızdır ve bu nedenle ulaşılmazdır, olağanüstüdür."
29
"Dünya eksik, henüz olmamış bir meyve gibi, aynı zamanda da tehlikeli ve hiçbir ölçü olmasaydı 'çirkin, vahşi ve kısa' olurdu."
40
"...Birisi sürekli gözdağı ile karşılaşıyor ve zaman zaman bu çirkin, vahşi, kısa dünya tarafından kuşatılarak beklenmedik köşelerde kıstırılıp savaş kaybediyordu."
60
"...ve belki, kendi kendimizi iyi kabul etmektense, diğerlerinin hakkımızdaki kötü izlenimlerine sarılacak kadar kendimizi iyi tanıdığımız için hepimizde vardır bu duygu."
84
"Fiziksel acı duymak, yaşadığımızı anlamamıza yardım eder. Öte yandan yaşama sarılmak, yaşamı sürdürmek için bizi kışkırtacak olaylar yoksa bu tür olayları arar, ortam hazırlar ve tekdüze, kaygısız, önemsiz yaşamaktansa, utanç ya da acı duymayı yeğ tutarız."
90
"Yaşamak öylesine değerlidir ki bizler için, boşa harcanan her şeyde çok dikkatliyizdir. Belki daha iyi bir deyişle kişisel alın yazımızın sezgisidiyebiliriz. Sanırım bu hırs sözcüğünden daha uygun."
97
"Platon der ki, eğer her şey olması gerektiği gibi olsaydı en mükemmel insan işinden kaçardı, yarışmazdı."
156
"...Ancak benim görüşümce öfkelerimiz aldatıcıdır. Düşmanımıza sadece sevgi ya da yalnızlık gibi karmaşık duyguların etkisiyle saldırdığımızın bilincine varamayacak kadar sakil ve ruhen zayıf yaratıklarız. Belki aynı zamanda kendi kendini aşağılama, küçük görme; ama daha çok yalnızlık."
165
" 'Sizleri, siz yaratıkları kötülükle cezalandırmıyorum!' diye bağırır Kral Lear. Korkunç zevklerini davet eder."
166
"Bu denli inat etmeseydim başarısızlığımı itiraf eder ve bu sonsuz özgürlüğümü nasıl değerlendireceğimi bilemediğimi söylerdim."
170
"Sürekli olarak kendi kendimizi özgür kılmak için savaşıyoruz. Ya da başka bir deyişle kendi kendimize dört elle sarılır görünmemize karşın dizginlerimizi bırakıvermeyi yeğ tutardık."
173
"...Artık kendimden sorumlu değilim; buna çok memnunum. Başkalarının elindeyim artık, kendi kendimden kurtulmuş, özgürlüğüm elimden alınmış durumdayım.
Yaşasın düzenli günler, saatler!
ve ruhun zaferi!
yaşasın düzen, disiplin!"
214
Radix malorum est cupiditas
Tu as raison aussi
C'est plus fort que moi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder